Mersin Haberleri

Ağrı yapmadıkları için sessiz olarak büyüyen tiroid nodüllerinin, ailede tiroid hastalığı varsa mutlaka ultrasonografi ile değerlendirilmesi gerekiyor.

Ağrı yapmadıkları için sessiz olarak büyüyen tiroid nodüllerinin, ailede tiroid hastalığı varsa mutlaka ultrasonografi ile değerlendirilmesi gerekiyor.

Radyoloji ve Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof.Dr. Onur Sıldıroğlu, genellikle sinsi bir şekilde büyüyen tiroid nodüllerinin takibinin önemli olduğunu belirterek, tiroid bezi ile aynı tondaki nodüllerin eski cihazlarda görülmeyebileceğini söyledi. Bu yüzden değerlendirmenin yüksek teknoloji kullanan merkezlerde yapılmasının önemine dikkat çeken Sıldıroğlu, “Tiroid bezleri en iyi ultrasonografi ile değerlendirilir. Nodüller genellikle ağrı yapmadıklarından sesiz olarak büyürler ve ultrasonografi yapmadan tespit edilemezler. Nodül toplumda çok sık görülüyor. Özellikle ailede tiroid hastalığı varsa muhakkak tiroid bezlerinin incelenmesi gerekir. Bu nodüller genellikle guatr hastalığı ile ilişkilidir. Ancak tiroid kanseri ile de ilişkili olabilir. Bunu ayırt etmek için ultrasonografi de bazı kriterler geliştirilmiştir. Bu kriterler varsa nodülün detaylı olarak araştırılması için ultrason eşliğinde biyopsi yapılır. Özellikle tiroid bezi ile aynı tondaki nodüller eski cihazlarda görülemeyebilirler. Bu yüzden değerlendirmenin yüksek teknoloji kullanan bir merkezde yapılması önemlidir” dedi.

Prof. Dr. Sıldıroğlu, tiroid nodüllerinin tiroid kanseri ile ilişkisini anlamak için şu kriterlerin önemli olduğunu belirtti:

“1. Nodül içerisinde mikrokalsifikasyon

2. Düzensiz kenar

3. Kanlanma

4. Nodülün çevre dokuya uzanımı

5. Nodül çevresinde büyümüş ya da şekil değiştirmiş lenf bezleri

6. Nodül çevresindeki halonun düzensiz veya kalın oluşu

7. Takipte nodül boyutlarında büyüme”.

Sıldıroğlu, “Bu kriterlerden en az birinin bulunduğu hastada ileri tetkike yani ince iğne biyopsisine ihtiyaç duyulur. Nodül düzensiz konturlu ise içerisinde mikrokalsifikasyon dediğimiz küçük kireçlenmeler varsa, doppler incelemede kanlanması artmışsa ve kanlanma daha çok santral kesimlerde ise, etrafında kalın ya da düzensiz bir halo ile çevriliyse, nodül tiroid bezi dışına doğru uzanıyorsa, tiroid bezi çevresinde şüpheli lenf bezleri varsa, ultrasonografi takiplerinde nodül boyutlarında artış saptanmışsa biyopsi işleminin yapılması gerekir” dedi.

(İHA)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı

Bunlar da hoşunuza gidebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir